Otomotiv sektöründe, son yıllarda adından söz ettiren marka hiç şüphesiz Volkswagendi. Hızla büyüyen, rakipleri tarafından kıskanılan, imrenilen markaydı Volkswagen. VW logosu ‘’Alman malı sağlamdır’’ Alman mühendisliğine güvenilir imajıyla bağdaşmış durumdaydı. Markanın birde global hedefi vardı. 2018 yılında dünyanın en çok satanı olmak. Hedefe emin adımlarla ilerliyorlardı ta ki emisyon skandalı patlak verene kadar.

     Volkswagen aslında sadece sonuncusu 1960’lardan buyana, otomotiv sektöründe o kadar çok skandal yaşandı ki Volkswagen emisyon testlerine hile karıştırması felaketlerden sadece birisi.

     Otomotiv skandallarının ilki Chevrolet Corvair’in ekonomik olsun diye arka salıncak askısı ve tek parçalı direksiyon kolonunun ölümcül olabileceği kanıtlanmış ve GM başkanı bu tespiti örtbas ettirmek isteyince ABD senato komitesi önünde en sert şekilde sorgulanmıştı.

     1970’lerde 3 milyondan fazla üretilen Ford Pinto, arkadan çarpmalarda aracın yanmasına ve ölümlere neden olan bir hatalı tasarım nedeniyle mahkemelere taşınmıştı. Fakat asıl büyük ceza, bu hatayı bilen ama maliyet hesabıyla üretimin devam etmesine karar veren marka yöneticilerine gelmişti.

     2000’lere gelirken ise Firestone lastikli Ford Explorerlar taklalar attılar ve binden fazla kişinin hayatını kaybetmesinden sorumlu oldular. Firma bu olaydan sonra satılmamışlarda dahil olmak üzere 6.5 milyon lastiği toplatmış ve Ford CEO’su Jacques Nasser’de işten çıkarmıştı.

     2009 yılında Toyota’nın yüzleştiği, kullanıcılarının ölümlü kazalarına sebep olan, paspasın gaz pedalına sıkışması ve takılı kalması krizi de ortalığı fazlasıyla karıştırmıştı. Firma sorunlu araçları geri çağırmasına rağmen tüketicilere karşı aldatıcı ifadeler kullandığı için tam 1.2 milyon dolar cezaya çarptırıldı.

     Geçtiğimiz yıl ise Chevrolet şirket mühendislerinin de uzun süredir bildiği 124 kişinin ölümüne neden olan hatalı kontak anahtarı sorunu ortaya çıkmıştır. Tüm sorunlu araçların geri çağrılmasının yanında GM 900 milyon dolar cezaya mahkum olmuştu.

     Birkaç hafta öncesinde sadece ABD’de 19.2 milyon araçta takılı olan Takata hava yastıklarının aşırı şiddetli ve metal parçacıkları savurarak açılma sorunu da bir başka otomotiv kriziydi.8 kişi hayatını kaybetmiş ve yüzlerce kişi yaralanmıştı. Bunu kullanan markaların bu sorunu bilmelerine rağmen bu hava yastıklarını kullanmaya devam etmiş olmaları, müşterileri uyarmamaları ve geri çağırmaları başlatmamış olmaları nedeniyle Takata ve tedarikte bulunduğu markalara pek yakında çok büyük cezalar gelecek.

     Geçtiğimiz ay, Frankfurt fuarının açıldığı gün tüm dünya yeni modelleri konuşmaya başlarken California hava kaynakları grubu VW’nin hileli bir sistem kullanarak emisyon standartlarına uymaya çalıştığı konusunda suç duyurusunda bulundu. Suçlamanın ardından VW hisseleri yüzde 16.5 düştü. ABD Enerji ve Ticaret Yüksek komiteleri de VW için inceleme başlattıklarını duyurduğunda, konunun artık Adalet bakanlığını ilgilendirdiği de anlaşıldı. EPA’nın verilerine göre VW’nin ABD’de beyan edilenden ve limitlerden 40 misli daha kirli olduğu duyuruldu.

     Peki VW bu testleri nasıl aşmış piyasaya sürülmüş motor işletim sistemindeki yazılım resmi bir emisyon testine girdiğini anlayınca alarm moduna geçiyor ve test boyunca emisyon kontrol sistemini tümüyle çalışır hale getiriyor. Test sonrasında ise devre dışı kalan sistem emisyon yükselmesine göz yuman ve bu sayede de yakıt tüketiminin daha düşük olmasını sağlayan normal moda dönüyor. Bu yazılımın ve egzoz prensibinin asıl geliştiricisi VW grubunun büyük tedarikçisi Bosch fakat ilginç yanı Bosch bu yazılımı VW’ye deneme amaçlı olarak 2007 yılında teslim etmesi ve seri üretimde kullanılmasının yasak olacağını bildirmiş olması.

     Hileli yazılımla donatılmış TDİ araç sayısının 11 milyon VW’in 1,5 yıldır üretime son verilen EA 189 kodlu motorlarını geri çağırma maliyeti 6,5 milyar dolar olduğu açıklanıyor. Çıkacak mucuzevi çözümü tüm dünya merakla bekliyor ABD pazarına dizel motorları sevdiren VW ismi belkide artık kaliteyle birlikte anılmayacak.